Page 13 - Riskli Dergi
P. 13
ilaç mı? Bu sorunun yanıtını doğru verme- bu şekilde söz konusu risklerden daha iyi
miz gerekiyor.” korunma fırsatı elde edebiliriz.”
Bilinçsiz Tüketim, Depresyona Yol Peki, Tüketim Alışkanlıkları Nasıl
Açabilir Doğru Yönetilir?
Günümüz koşullarında ihtiyaçlarımız ve Tüketim alışkanlıklarımızı yönetmenin as-
maddi gelirlerimizden çok daha fazla bor- lında kendimizi ve dürtülerimizi yönet-
cun altına girmemiz, ardından limiti dol- mekle eş güdümlü olduğunu anımsatan
muş kartlarla karşılaşmamız maddi yoksul- Uzman Psikolog Can Sarıoğlu, “Sevgimizi,
luğa neden olarak hayatımızı kısıtlayabilir. öfkemizi ya da heyecanımızı ifade eder-
Üstelik daha da kötüsü bu durum, sadece ken dürtüselliğimiz, mutlaka tüketim alış-
maddi boyut ile sınırlı kalmayıp manevi an- kanlıklarımıza da etki eder.” diyor. Edinmek
lamda da ciddi problemlere sebebiyet ve- istediğimiz ürüne gerçekten ihtiyaç duyup
rebilir. duymadığımızı iyi analiz etmemiz gerekti-
ğini öneren Sarıoğlu, ruhsal yaralanmaları
Bireyleri örselenmiş, engellenmiş ve ça- onarmak için yapılan alışverişlerin geçi-
resiz hissettiren maddi imkânsızlığın; öz ci rahatlama sağladığını ve uzun vadede
güvene de zarar vereceğinin altını çizen daha büyük sorunların kapılarını araladığını
Can Sarıoğlu, bu durumun depresyona öne sürüyor.
kapı aralayabileceğini belirtiyor ve şöyle
devam ediyor: “Aslında tüketim ve reklam Belirli Bir Sınıfa Ait Olmak İçin Alışveriş
gibi basit bir konu bizleri, depresyon gibi Yapılabiliyor
hayatımızı baştan aşağı etkileyen bir du-
rumla karşı karşıya getirebilir. Hayatımızda Tüm bunların yanı sıra özellikle iş dünyasın-
reklamlar ve tüketim, belki de daha önce da dış görünüşe ve kıyafete göre bir algı
hiç olmadığı kadar var. oluştuğunu belirten Sarıoğlu, insanların ih-
tiyacı olmasa dahi o sınıfa ait hissetmek için
Üstelik üzerinde konuştuğumuz reklamla- gereksiz harcamalar yaptığını ifade ediyor.
rın şekli de ciddi anlamda değişime uğradı. Can Sarıoğlu, bu söylemini şöyle detaylan-
Çok fazla zaman geçirdiğimiz sosyal med- dırıyor: “Beyaz yakalı çalışanlar, çevrelerin-
ya başta olmak üzere hayatımızın nere- deki insanların giyimine göre o kişiyle ilgili
deyse her anında satın alma kararlarımıza bir izlenime sahip oluyor ve davranışlarını
yön vermeyi amaçlayan reklamlara maruz bu farkındalıkla şekillendiriyor. Hiçbirimiz
kalıyoruz. Bu tanıtımlar bazen itici, bazen reddedemeyiz ki karşımızdaki kişinin giyimi,
de (örneğin çok beğendiğimiz ve zekice bize onun hakkında pek çok ipucu veriyor.
kaleme alınan bir slogan ile) sempatik ge- Muhatabımızın üzerindeki kıyafetlere ba-
lebiliyor. Ama bir bakmışız, bu tanıtımlar karak onun sosyokültürel veya sosyoeko-
yüzünden hayatımızı baştan sona olum- nomik düzeyi, tercihleri, karakteri hakkın-
suz etkileyen bir alışkanlığımızın esiri ol- da pek çok fikir yürütebiliyoruz. Onun için
muşuz. Özetle önce insan kendini tanımalı gruplarda birbirlerini etkileyen insanlar, ih-
ve istisnasız hepimiz birey olma yolunda tiyaçları olmasa dahi o sosyal sınıfa ait gö-
kendimizi iyi analiz etmeliyiz… Zira ancak rünmek için alışveriş yapabiliyorlar.”